Hayat başlar ve biter! Nasıl başlayıp nerede sona erdiği değil, ikisi arasına neler sığdırılabildiğin önemlidir.
Beklediğim yarınlar dünde kaldı.
Öyle bir an gelir ki tüm kararlar kötüdür; sorun, sonradan en az pişman olacağın kararı bulup seçmektir.
Dünyaya uyanık gözle bakan kişi, yaşamın çürüyüp giden bir tohum
olduğunu, gözler kuşkusuz... Yalnızca özgür bir ruh, üstünde
mutsuzluktan başka bir şey bitmeyen çayırlardan vazgeçip, sonsuzluğun
kokusunu içine doldurmayı bilir.
Geçici bir mutluluk mu? Hepsi öyledir; bir hafta ya da otuz yıl da sürse, son gün geldiğinde aynı gözyaşı dökülür.
Milliyetçiliğin birinci erdemi her sorun için bir çözümden çok bir sorumlu bulmak değil midir?
Eğer insanların her zaman akıllarıyla hareket ettiklerini
varsayarsak, dünyanın gidişatından hiçbir şey anlayamayız. Akılsızlık
tarihin en güçlü ilkesidir.
Eğer önündeki kapılar bir daha yüzüne kapanacak olursa, hayatının
sona ermediğini düşün.. Sona eren şey yalnızca hayatlarının birincisidir
ve diğeri başlamak üzere sabırsızlanmaktadır.. O zaman bir gemiye bin,
seni bekleyen bir kent vardır..
Zamanın iki yüzü var, dedi Hayyam kendi kendine. Zamanın iki boyutu var: Birisi uzunluğudur ki güneşin döngüsüyle ölçülür. Bir de zamanın derinliği var ki tutkuyla ölçülür.
Hayat insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir.
Hayat, kendi yolunu çizer hep; yatağından edilince hemen bir yenisini kazan nehirler misali.
Bir kentten geriye kalan, yarı yarıya sarhoş bir şairin üzerinde gezdirdiği kayıtsız bakışlardır.
Bir gerçekliğin belirsiz, kavranamaz ve istikrarsız olması onun var olmadığı anlamına gelmez. Aşk'da buna dahildir.
Uzaklık aşkı koruyor,uzaklığı ortadan kaldırdığınızda aşkı da ortadan kaldırma tehlikesiyle karşılaşırsınız.
Aşk dediğiniz,"dostluk", "arzu", "tutku" veya Tanrı bilir başka
hangi ismi taşıyan beyaz veya siyah ya da altın sarısı veya pembemsi
kablolardan ayırmak gereken kırmızı bir kablo değildir.
Hayat yolunda ilerlerken, sadece ihanet ile sadakat arasında tercih
yapmak zorunda kalınsaydı işler kolaylaşırdı. Ama insan çoğunlukla iki
bağdaşmaz sadakat, veya -bu da aynı kapıya çıkar- iki ihanet arasında
tercih yapmaya zorlanır.
Gençlik arkadaşı, kardeş yarısıdır. Onu kardeşliğe aldığın için pişman olabilirsin, ama reddedemezsin.
Ben hiçbir ülkeden, hiçbir şehirden, hiçbir kabileden değilim. Ben
yolun oğluyum. Bütün diller ve bütün dualar benimdir. Ama ben onların
değilim.
Tarihin bize şunu ya da bunu öğrettiğini söyleyemezsin. O bize
cevaplardan çok sorular ve her soru için çok sayıda cevaplar verir.
Yorumlar
Yorum Gönder